|

Sıkı oyuncularun son gözdeleri: Sony'den PlayStation 2 ve
Microsoft'tan Xbox.
Tamamen oyun oynamak amacıyla üretilen oyun konsolları,
yakaladıkları satış rakamları ile göz kamaştırıyorlar. Üstelik
yeni modeller sadece oyun heyecanını yaşatmakla kalmıyorlar, DVD
seyredip internete girmemizi de sağlayabiliyorlar.
Son yıllarda giderek daha fazla ilgi görmeye başlayan oyun
konsolları, genellikle bilgisayarlardan daha ucuzdurlar ve
kullanımları da çok daha kolaydır. İlk bakışta basit bir kutuyu
andıran bu cihazlar, temel olarak oyun meraklılarına hitap
ediyorlar. Ancak yeni modellerin geliştirilmesiyle birlikte, oyun
konsollarının özellikleri de her geçen gün biraz daha artıyor.
Yeni nesil oyun konsolları ile DVD filmleri izleme ve hatta
internete girme şansına bile sahip olabiliyoruz.
Konu oyunlar olduğunda, konsolların başarısını görmezden gelmemiz
mümkün değil. Oyun oynamak için bu cihazları tercih eden
kullanıcılar, konsolların bir süre sonra PC oyunlarını tamamen
bitireceklerine inanıyorlar. Aslında bu fikrin çok da yanlış
olmadığını kabul etmek gerekli. Yeni nesil PC oyunları, sürekli
olarak daha güçlü bir bilgisayar sistemine ihtiyaç duyuyorlar.
Sadece 1 yıl önce satın aldığınız bir PC ile yeni oyunları
oynamanız neredeyse imkansız. Fakat oyunların yaşam süresi,
konsollar için çok daha uzun. Bu gerçek satışlara da yansıyor ve
her yıl milyonlarca dolar değerinde oyun konsolu, oyun severler
tarafından satın alınıyor.
TARİHÇE
Oyun konsolları ile tanışmamızı sağlayan ilk şirket Nintendo'dur.
Nintendo, 1983 yılında dünyanın ilk oyun konsolunu üretmeye
başladı ve oyun dünyasında önemli bir yer edindi. Popülerliğini
yıllardır yitirmeyen bir oyun kahramanı olan Süper Mario da,
Nintendo'nun oyun konsolu ile hayatımıza girdi.
80' li yıllar, oyun konsolları için gerçek bir gelişme dönemi
oldular. Tabii sahnede yine Nintendo vardı. Şirket, önce "NES" (Nintendo
Entertainment System) adını verdiği yeni bir sistemi piyasaya
sürdü ve bu sayede birçok eve girmeyi başardı. Ardından, 1989
yılında ünlü Gameboy ortaya çıktı. Gameboy'un ilk modellerinde
renkli ekran bulunmuyordu; ancak gördüğü ilgi gerçekten de
inanılmaz boyutlara ulaştı. Nintendo, bu büyük başarıdan da güç
alarak bir süre sonra konsolun renkli yeni sürümünü (Gameboy Color)
geliştirdi. Renkli Gameboy, aslında bir önceki modeli ile temel
olarak aynı özelliklere sahipti. Ancak ilk modelin yakaladığı
başarıya asla ulaşamadı.
Oyun konsolu tarihinin önemli kahramanlarından birisi de Sega'dır.
Nintendo ile birlikte ilk yıllardan beri oyun sektöründeki yerini
koruyan şirket, David Rosen tarafından kurulmuştur. Şirketin en
büyük başarısı, ünlü Sonic oyunu ile gerçekleşti. Ancak Sega,
donanım alanında asla büyük bir dev olmayı başaramadı. Zaten
şirketin donanım alanından elini çekmesinin ve oyun geliştirmeye
yönelmesinin en büyük nedeni de bu başarısızlık olarak
gösteriliyor.
90'LI
YILLARIN SONU
Nintendo, 1999 yılında 400 MHz'lik IBM işlemcisini içeren GameCube
adlı yeni bir konsolu piyasaya sürdü. Ancak artık, oyun konsolu
piyasasının tek kahramanı Nintendo değildi. Süper Mario ve Sonic
gibi oyunların başarıları, diğer oyun konsollarının piyasaya
çıkışıyla birlikte gölgede kalmaya başladı. Özellikle Sony'nin
PlayStation ile konsol pazarına girmesi, Nintendo için büyük bir
kan kaybı anlamına geliyordu.
Piyasa, kısa sürede PlayStation oyunlarının baskınına uğradı. Bu
konsol sadece oyun oynatmakla kalmıyor; aynı zamanda müzik
CD'lerini çalmayı da başarabiliyordu. Ayrıca MPEG formatında
filmleri izlemek isteyenler için özel ekran kartları ve ses
dosyalarının çalışabilmesi için özel MP3 kartları gibi pek çok
aksesuar da yavaş yavaş raflardaki yerlerini aldılar. Üstelik
PlayStation ile, aynı anda dört kişi oyun oynayabiliyordu. 20
metre uzaklığa kadar kablosuz bağlantı imkanı sunması ise,
PlayStation'ı bilgisayarlara bir adım daha yaklaştırdı. Eğer tüm
bunlar yeterli gelmediyse, işte size farklı bir özellik daha...
Force feedback isimli özellik, PlayStation oyunları ile birlikte
sorunsuz kullanılabiliyor.
Playstation 1'in sunduğu tüm bu özelliklerden gözleri kamaşan
oyuncular, Playstation 2'nin adını duydukları anda heyecanlanmaya
başlamışlardı. Gerçekten de ünlü konsolun ikincisi beklentilerin
de ötesine geçti. Pek çok yenilik sunan bu yeni modelin göze
çarpan en büyük özelliği ise, kuşkusuz yeni grafik işlemcisi oldu.
32 MB'lik DRAM hafıza ile donatılan yeni konsol, grafik ve sesin
mükemmel bir şekilde düzenlenmesini sağlayan iki farklı işlemci
içeriyor. Başka bir deyişle Playstation 2, gelişmiş bir
bilgisayardan farklı değil ve saniyede 6.2 milyar işlemi
yapabilecek kadar güçlü. Ayrıca isteğe göre CD ya da DVD sürücü
içerebiliyor.
PlayStation 2'nin üstün özellikleri bu kadarla sınırlı değil. Bu
muhteşem konsol, oyun oynamanın yanı sıra interenet bağlantısı
kurmamıza da imkan tanıyor; ayrıca iki adet USB girişine sahip.
Eğer dilerseniz, dijital çıkış sayesinde film izlemeniz bile
mümkün olabiliyor.
Avrupa'da piyasaya sürülen PS2 modelleri, 3,5 inç'lik disketler
için ayrı bir girişe sahip. Problemsiz oyun oynanması amacıyla
bellek kartları kullanılmış. Bu sayede bir oyunu kaydedebilir ve
daha sonra aynı oyuna kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
Standart PS2 modellerinde 8 MB'lık hafızaya yer verilmiş; ancak
dilerseniz bu rakamı daha yukarılara çekme şansına da sahipsiniz.
YAZILIM
DEVİNİN KONSOL ATAĞI
Özellikle Sony'nin PlayStation ve PlayStation 2 ile yakaladığı
akıl almaz başarı, diğer büyük şirketlerin de iştahlarını
kabarttı. Bu büyük şirketler arasında en ilgi çekici olanı ise
kuşkusuz Microsoft oldu. Daha çok geliştirdiği yazılımlarla
tanınan şirket, Mart 2002'de Xbox adını verdiği ve özel bir
yazılım ile çalışan yeni konsolunu piyasaya sürdü.
Xbox, hem donanım hem de yazılım konularında PlayStation 2 ile
rahatlıkla rekabet edebilecek seviyede bir konsol. Bu cihazın
kalbini çok güçlü bir işlemci ve 64 MB'lık SDRAM bellek
oluşturuyor. Ancak asıl önemlisi, Xbox'ın 8 GB kapasiteli büyük
bir sabit diske sahip olması. Yani Microsoft'un konsolu, kayıt
işlemlerinde PlayStation 2'nin bir adım önüne geçmeyi başarmış
durumda. Ayrıca PS2 bölümünde bahsettiğimiz özelliklerin hemen
hepsini Xbox'da da bulacağınızı bilmelisiniz.
KAZANAN KİM OLACAK?
Bu büyük yarışı kimin kazanacağını anlamak için biraz beklemek
zorundayız. Başka bir deyişle kazananı, her zaman olduğu gibi yine
zaman belirleyecek. Şu an görebildiğimiz tek gerçek, mücadelenin
Sony ve Microsoft arasında geçeceği.
Mevcut duruma baktığımızda, Sony'nin biraz daha avantajlı olduğunu
söyleyebiliriz. Özellikle ülkemizde, PlayStation 2 gerçek bir
çılgınlık seviyesine kadar ulaşmış durumda. Ancak Microsoft'un
Xbox'ı da yavaş yavaş arayı kapatmaya başladı bile. İnatçı
Nintendo ise, gelenek ve fiyat silahlarıyla hayatta kalmaya
çalışıyor. Yine de geleceğin bizlere neler göstereceğini
bilemeyiz. Bakarsınız Nintendo da çok büyük bir atak yapar ve eski
parlak günlerine geri dönmeyi başarır.
AİLELER İÇİN ÖNEMLİ BİR UYARI
Konsolların yaygınlaşması ile birlikte oyun türleri de önemli
oranda arttı. Tabii bu durumda hayal ürünü oyun senaryolarının da
zenginleşmiş olmalarına şaşırmamak lazım. Ancak tam da bu noktada
büyük bir tartışma yaşanıyor. Bu tartışmanın konusu, oyunların
çocuk gelişimine nasıl bir etki yaptıkları. Bilgisayar oyunlarının
bazıları, "düşmanların tam anlamıyla parça parça edildiği" çok
gerçekçi sahneler sunabiliyorlar. Daha da kötüsü, yayaları ezerek
puan kazanılan araba yarışları bile oyun adı altında piyasaya
sürülebiliyor.
Üreticiler
ve aileler arasında süren bu tartışma henüz kesin bir sonuca
ulaşmadı. Yani bahsettiğimiz oyunların yeni sürümlerine hala
rastlayabiliyoruz. İşte bu tip oyunlara sadece "oyun" deyip
geçmemeniz lazım. Konsol ya da bilgisayarı çocuklarınız oyun
oynasın diye satın aldıysanız, onları bu tip zararlı oyunlardan
uzak tutmak da size düşüyor. Eğer çocuklarınızın oyun zevkini
kontrol altında tutmazsanız, ilerde çok başınızı ağrıtacak
sorunlarla karşı karşıya kalabileceğinizi asla aklınızdan
çıkartmayın.
KARİZMATİK BİR KAHRAMAN
Süper Mario, büyük burnu sayesinde belki de artık çocuklardan çok
büyükler tarafından tanınan sanal bir kahramanın adı. Yalnızca
vazgeçilmezliği nedeniyle değil, görünümünün orijinalliği yüzünden
de beğeniliyor. Büyük burnu ve tipik şapkası her ekranda bir
bakışta ayırt edilebiliyor. Onun fantastik maceralarını yaşayan
herkes, ona adeta aşık oldu.
Süper Mario oyunlarının temelinde hep aynı amaç yatmaktadır; bir
dizi zorluk seviyesini aşarak varış çizgisine ulaşmak. Oyuncu, bu
arada gizli girişleri aramalı ve özel nesneleri toplayarak puan
kazanmalıdır. Sonuçta Mario'nun elde edeceği ödül İse, kurtardığı
prensesin öpücüğü olacaktır.
|